Bu çeviri Yapay Zeka (AI) modern teknolojisi aracılığıyla yapılmıştır. Ayrıca, bu çeviri Dr. Mustafa Khattab'ın "The Clear Quran" eserine dayanmaktadır.

Surah 27 - النَّمْل

An-Naml (Sure 27)

النَّمْل (Karıncalar)

Mekki SureMekki Sure

Giriş

Bu Mekkî sûre, Süleyman (a.s.)'ın karıncalarla (sûre adını buradan alır), hüdhüd kuşuyla ve Sebe Melikesi ile olan karşılaşmalarını anlatır ki bunlar başka hiçbir sûrede geçmez. Allah'ın yaratma ve rızıklandırma kudreti, putların acizliğiyle karşılaştırılır. Müşriklere caydırıcı bazı örnekler sunulur ve kıyametin dehşeti hakkında bir uyarı yapılır. Peygamber (s.a.v.)'e Kur'an'ın hak olduğu teyit edilir ve görevinin yalnızca mesajı tebliğden ibaret olduğu bildirilir. Hüküm yalnızca Allah'a aittir. Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın Adıyla.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla.

Müminlerin Nitelikleri

1. Tâ-Sîn. Bunlar Kur'an'ın ayetleridir; o apaçık Kitab'ın. 2. Müminler için bir hidayet ve müjdedir. 3. Namazı ikame edenler, zekâtı verenler ve ahirete yakinen iman edenler.

طسٓ ۚ تِلْكَ ءَايَـٰتُ ٱلْقُرْءَانِ وَكِتَابٍ مُّبِينٍ
١
هُدًى وَبُشْرَىٰ لِلْمُؤْمِنِينَ
٢
ٱلَّذِينَ يُقِيمُونَ ٱلصَّلَوٰةَ وَيُؤْتُونَ ٱلزَّكَوٰةَ وَهُم بِٱلْـَٔاخِرَةِ هُمْ يُوقِنُونَ
٣

Sure 27 - النَّمْل (The Ants) - Ayetler 1-3


Kâfirlerin Nitelikleri

4. Ahirete inanmayanlara gelince, şüphesiz biz onların amellerini kendilerine süslü gösterdik de onlar körü körüne bocalarlar. 5. İşte onlar için şiddetli bir azap vardır ve ahirette onlar en büyük hüsrana uğrayanlar olacaklardır. 6. Ve şüphesiz sen, Kur'an'ı, her şeyi bilen, hüküm ve hikmet sahibi olandan almaktasın.

إِنَّ ٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِٱلْـَٔاخِرَةِ زَيَّنَّا لَهُمْ أَعْمَـٰلَهُمْ فَهُمْ يَعْمَهُونَ
٤
أُولَـٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ لَهُمْ سُوٓءُ ٱلْعَذَابِ وَهُمْ فِى ٱلْـَٔاخِرَةِ هُمُ ٱلْأَخْسَرُونَ
٥
وَإِنَّكَ لَتُلَقَّى ٱلْقُرْءَانَ مِن لَّدُنْ حَكِيمٍ عَلِيمٍ
٦

Sure 27 - النَّمْل (The Ants) - Ayetler 4-6


Musa ve Dokuz Mucize

7. Hani Musa ailesine demişti ki: "Ben bir ateş gördüm. Belki ondan size bir haber (yol gösterici bir bilgi) getiririm, yahut bir kor parçası getiririm de ısınırsınız." 8. Fakat oraya geldiğinde kendisine seslenildi: "Ateşin yanındaki ve çevresindekiler mübarek kılınmıştır! Âlemlerin Rabbi Allah'ı tenzih ederim." 9. Ey Musa! Şüphesiz ki Ben'im, Ben Allah'ım; mutlak güç sahibi, hüküm ve hikmet sahibi. 10. "Şimdi asanı bırak!" Musa onu bir yılan gibi hareket eder görünce, arkasına bakmadan kaçtı. (Allah buyurdu:) "Ey Musa! Korkma! Benim katımda peygamberler korkmaz." 11. Korku ancak zulmedenler içindir. Ama kim kötülüğün ardından iyilik yaparsa, şüphesiz ben Gafûr'um, Rahîm'im. 12. Şimdi elini koynuna sok, kusursuz bembeyaz olarak çıksın. Bu ikisi, Firavun ve kavmine (gösterilecek) dokuz ayetten ikisidir. Şüphesiz onlar yoldan çıkmış (fasık) bir kavim olmuşlardır. 13. Fakat ne zaman ki onlara apaçık ayetlerimiz geldi, dediler ki: "Bu apaçık bir sihirdir." 14. Kalpleri onların hak olduğuna kanaat getirdiği halde, yine de zulmederek ve büyüklük taslayarak onları inkâr ettiler. Bak da gör müfsitlerin akıbeti nasıl oldu!

إِذْ قَالَ مُوسَىٰ لِأَهْلِهِۦٓ إِنِّىٓ ءَانَسْتُ نَارًا سَـَٔاتِيكُم مِّنْهَا بِخَبَرٍ أَوْ ءَاتِيكُم بِشِهَابٍ قَبَسٍ لَّعَلَّكُمْ تَصْطَلُونَ
٧
فَلَمَّا جَآءَهَا نُودِىَ أَنۢ بُورِكَ مَن فِى ٱلنَّارِ وَمَنْ حَوْلَهَا وَسُبْحَـٰنَ ٱللَّهِ رَبِّ ٱلْعَـٰلَمِينَ
٨
يَـٰمُوسَىٰٓ إِنَّهُۥٓ أَنَا ٱللَّهُ ٱلْعَزِيزُ ٱلْحَكِيمُ
٩
وَأَلْقِ عَصَاكَ ۚ فَلَمَّا رَءَاهَا تَهْتَزُّ كَأَنَّهَا جَآنٌّ وَلَّىٰ مُدْبِرًا وَلَمْ يُعَقِّبْ ۚ يَـٰمُوسَىٰ لَا تَخَفْ إِنِّى لَا يَخَافُ لَدَىَّ ٱلْمُرْسَلُونَ
١٠
إِلَّا مَن ظَلَمَ ثُمَّ بَدَّلَ حُسْنًۢا بَعْدَ سُوٓءٍ فَإِنِّى غَفُورٌ رَّحِيمٌ
١١
وَأَدْخِلْ يَدَكَ فِى جَيْبِكَ تَخْرُجْ بَيْضَآءَ مِنْ غَيْرِ سُوٓءٍ ۖ فِى تِسْعِ ءَايَـٰتٍ إِلَىٰ فِرْعَوْنَ وَقَوْمِهِۦٓ ۚ إِنَّهُمْ كَانُوا قَوْمًا فَـٰسِقِينَ
١٢
فَلَمَّا جَآءَتْهُمْ ءَايَـٰتُنَا مُبْصِرَةً قَالُوا هَـٰذَا سِحْرٌ مُّبِينٌ
١٣
وَجَحَدُوا بِهَا وَٱسْتَيْقَنَتْهَآ أَنفُسُهُمْ ظُلْمًا وَعُلُوًّا ۚ فَٱنظُرْ كَيْفَ كَانَ عَـٰقِبَةُ ٱلْمُفْسِدِينَ
١٤

Sure 27 - النَّمْل (The Ants) - Ayetler 7-14


Davud ve Süleyman

15. Andolsun ki biz Davud'a ve Süleyman'a ilim verdik. Ve dediler ki: "Hamd o Allah'a mahsustur ki, bizi mümin kullarından birçoğuna üstün kıldı." 16. Davud'a Süleyman vâris oldu ve dedi ki: "Ey insanlar! Bize kuş dili öğretildi ve bize her şeyden verildi. Şüphesiz bu, apaçık bir lütuftur."

وَلَقَدْ ءَاتَيْنَا دَاوُۥدَ وَسُلَيْمَـٰنَ عِلْمًا ۖ وَقَالَا ٱلْحَمْدُ لِلَّهِ ٱلَّذِى فَضَّلَنَا عَلَىٰ كَثِيرٍ مِّنْ عِبَادِهِ ٱلْمُؤْمِنِينَ
١٥
وَوَرِثَ سُلَيْمَـٰنُ دَاوُۥدَ ۖ وَقَالَ يَـٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ عُلِّمْنَا مَنطِقَ ٱلطَّيْرِ وَأُوتِينَا مِن كُلِّ شَىْءٍ ۖ إِنَّ هَـٰذَا لَهُوَ ٱلْفَضْلُ ٱلْمُبِينُ
١٦

Sure 27 - النَّمْل (The Ants) - Ayetler 15-16


An-Naml () - Chapter 27 - AI-Powered Clear Quran by Dr. Mustafa Khattab with Word-by-Word Translation & Recitation